16 Temmuz 2017 Pazar

Gitgel

Uzaklara gitmeli,
Elveda bile demeden, hiç düşünmeden,
Sadece gitmeli,
Uzaklaşırken arkaya dönüp bakmadan,
Yalnızlıktan bile uzaklara gitmeli, koşarak..
Ta ki kendi yokluğunla buluşana kadar,
Gitmeli, sadece gitmeli
Ardında kalan isminin belki bir kaç yıl ömrü olur.
Ama dert etme o da sana gelir bir gün,
Gelmeli bir gün,
Gitmeli ve belki de bir gün tekrar gelmeli,

Gitmeli ve gelmeli

Git,
Gel.

Yadigar-ı Şef

21 Ağustos 2016 Pazar

Papatyalara Kıymayın

Çiçek denilince aklınızda kokusunu almaya başladığınız, gözünüzün önüne ilk gelen hangi çiçektir bilmem ama, bendeki çiçek papatyadır. Doğa ananın beyazın masumiyeti, saflığı ve temizliği, sarının sıcaklığı ve enerjisi ile tasarlamış olduğu kıyafeti layıkıyla taşır bir papatya. Olur olmadık yerde karşınıza çıkabilmesi onu sıradanlaştırmaz, aksine amacı kalbinize ufak sevgi kıpraşımları göndermektir. Baharın enerjisini insanlara taşıyan küçük elçilerdir papatyalar.

İnsanların sevgiye inancının, sevilmeye ihtiyacının acısını en çok çeken çiçektir papatyalar. Seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor... diyerek güzelim taç yaprakları öldürmek yerine neden insan sevdiğine bir demet papatya verip, onun sevgisini görmek istemez. Zaten doğasına bulaşılmamış, küçükken ezilmemiş bir papatya, her zaman size "O"'nun sevdiğini söyleyecektir; kıymayın papatyalara. Kimileri kokusu yok diye basit görür papatyayı, ama bilmezler ki papatyalar koparılınca kokmaya başlar; bu nedendendir ki onlara ölümün en güzel kokusu da denilebilir.

Papatyaları sevin, papatyalar güzeldir.
Sevin papatyaları, güzeldir papatyalar,
Güzeldir, sevin;
Papatyaları ezmeyin, güneşe baksın papatyalar,
Kıymayın papatyalara, papatyalar güneşe baksın,
Baksınlar güneşe, kıymayın;
Ah papatyalar...

Yadigar-ı Şef

9 Ağustos 2016 Salı

Yaşamalı

Yaşamalı insan, 
Öyle gelişigüzel değil, özümseyerek;
Fincanda bir damla kahve kalmış olsa bile, o son damlanın tadını alarak yaşamalı,
Güneş hiç batmayacak gibi gündüzü, doğmayacak gibi geceyi,
Çiçek hiç solmayacak gibi, kokusunu içine çeke yaşamalı,
Yılları devirip arkaya baktığında keşkeler değil iyikiler bırakarak gitmeli insan,
Yaşamalı ve sonra da benden bu kadar deyip gitmeli.

Yadigar-ı Şef





18 Temmuz 2016 Pazartesi

Aynadaki Sen

Aynaya bakıp söyleyemediği sözleri, karşısındaki insana da söylememeli insan.
Senden nefret ediyorum demek aslında kendine duyulan nefretin dışa vurulması;
Seni seviyorum demek, içinden bi parçanın karşındaki insanda da olduğunu hissetmek değil midir?
Demem o ki, birisiyle konuşmadan önce aynayla uzun uzadıya konuşun.

26 Haziran 2016 Pazar

Belki de

Kuşlar uçarken mi, yağmur yağarken mi en güzeldir gökyüzü,
Güzel olan fark edilen midir; yoksa fark edilmeyen mi?
Rüzgarda savrulan yaprağın üstündeki küçücük bir karınca mıdır yaşayan,
Yoksa birbirlerinden kaçarcasına düşen kar tanecikleri mi?
Boğulmak için sadece suya mı batmak gerekir, nefes alırken de boğulmaz mı insan?
Koşarken uzaklaştım sanırken aslında bir yerdeki mesafeler kısalmaz mı?
Öldükçe mi unutulur insanlar yoksa unutuldukça mı ölürler?
Yaşamak için ne gerek; bir avuç insan, bir gıdım ekmek, bir yudum su yeter mi?
Yoksa yaşamak sevmekle mi başlar, ya da ölmekle?
Belki de yaşamak, yaşadığının farkına vardığında başlar;
... ne düşünüp duruyorsun, bugününü yaşasana be çocuk!


Yadigar-ı Şef